21 Kasım 2007 Çarşamba

Cenk Durmuşkahya Bitkisel Reçeller

YÜZ TEMİZLEME LOSYONU

1 Kaşık Biberiye
2 Kaşık kurutulmuş papatya çiçeği
4 bardak su

Biberiye ve papatya suda 15 dadika kaynatılır.
Karışım soğuduktan sonra süzülerek bitki parçalarından arındırılır ve kalan temiz sıvı bir kaba alınır. Yüzünüzü bu karışımla yıkarsanız biberiye cildinizdeki mikropları öldürmeye, papatya da parlaklık kazandırmaya yardımcı olur.



YUMUŞATICI

100 Gr. gül suyu
100 Gr. parafin

Parafin bir kapta kısık ateşte eritilir. Üzerine gül suyu eklenir. Karışım biraz ısıtıldıktan sonra şişeye alınır. Bu karışımı uzun süre muhafaza edebilirsiniz. Kullanmadan önce şişeyi çalkalamayı unutmayın. Bir kaç uyğulamadan sonra cildinizin yumuşadığını göreceksiniz.


İpeksi Cilt

1 Kaşık hindistancevizi yağı
1 kaşık badem yağı
15 gr. balmumu
2 çay kaşığı salatalık özsuyu
2 damla esans

Esans dışındaki tüm malzemeler bir kaba konur ve orta ateşte, balmumu eriyene kadar karıştırılır. (Hangi esanstan hoşlanıyorsanız onu kullanabilirsiniz) Hepsi karıştırıldıktan sonra ateşten alınır ve muhafaza edileeği kaba konarak kullanılır.

LİMON KOLONYASI-Cilt için

100 gr. Gül suyu
100 gr. Parafin

Parafin bir kapta kısık ateşte eritilir. Üzerine gül suyu eklenir. Karışım biraz ısıtıldıktan sonra şişeye alınır. Bu karışımı uzun süre muhafaza edebilirsiniz. Kullanmadan önce şişeyi çalkalamayı unutmayın. Bir kaç uygulamadan sonra cildinizin yumuşadığını hissedeceksiniz.


SAÇ TONİĞİ

30 Gr. Isırgan yaprağı
1/2 litre saf su
1/2 Sirke
20 Gr atkuyruğu
Atkuyruğu bitkisi ufak ufak parçalanır ve diğer malzemelerle birlikte cam bir kaba konur. 2 saat bekletildikten sonra karışım süzülür. Arzu edenler, karışımın hoş kokması için içine bir kaç damla lavanta esansı damlatabilir, süzülen karışım cam şişede saklanır. Bu tonik saçlarınızın çabuk büyümesine, kepeğin önlenmesine ve saç tellerinin güçlenmesine yardımcı olur.


SALATALIK MASKESİ

1 Ortaboy Salatalık
1 Yumurta sarısı
2 tatlı kaşığı süt tozu yada 3/4 fincan süt

Salatalık kabukları soyulmadan dilimlenir ve diğer malzemelerle mikserde iyice çırpılır, krem haline geldiğinde bir kaba boşaltılır ve yüze sürülür, 20 Dk. beklendikten sonra ılık suyla temizlenir.



ÇATLAYAN DUDAKLARA

30 gr. balmumu
1/2 çay kaşığı bademyağı
1 çay kaşığı bal
1 çay kaşığı vanilya

Bal ısıtılarak iyice akışkan hale getirilir. Bademyağı hafif ateşte ısıtılır, sonra içine balmumu ilave edilir. Balmumu eridikten sonra bu malzeme ateşten alınır ve içine eritilmiş vanilya eklenir. Hepsi biraz daha karıştırıldıktan sonra muhafaza edilecek kaba sonur. Arzu edenler vanilya yerine naneyağı koyarak ferahlatıcı bir tat yaratabilir.



AÇIK RENKLİ SAÇLAR

3 Kaşık papatya çiçeği
3 kaşık nergis çiçeği
3 limon suyu
1 bardak su

Çiçekler kaynar suya atılır. Yarım saat dinlendikten sonra süzülür ve kalan suya eklenir. Bu karışımla saçlar ıslatılarak güneşte kurutulur. Bir kaç kullanımdan sonra saçlarınızın renginin açıldığını göreceksiniz.



KOYU RENK SAÇLAR

1 Bardak taze yeşil cevizin etki kabuğu
10 asma yaprağı
1/2 bardak sirke
1 bardak su

Bir kaba ceviz kabukları ve asma yaprakları sirke vve su eklenerek kısık ateşte kaynatılır. KArışım iyice koyulaştıktan sonra süzülür. Bu karışımla saçlar bir kaç kez art arda yıkanır. Saç rengi, pırasanın yeşil yaprakları kullanılarak da koyulaştırabilir; bunun için pırasanın yeşil yaprakları kaynatılıp süzülür. Bu suyla saçlar bir kaç kez yıkanır. 14.4.2007



SİMSİYAH SAÇLAR - DOĞAL BOYA

1/2 bardak çivitotu
1/2 bardak lavanta çiçeği
1/2 bardak ebegümeci çiçeği
1/2 bardak su

Kurutulmuş çiçekler toz hale getirilir ve üzerine kaynar su dökülür. Bir saat kadar bekletildikten sonra bitkiler karıştırılarak malzemenin kıvamı arttırılır. Bu karışım saçlara sürülerek bir saat beklenir, daha sonra durulanır. Kuvvetli br boya olduğu için ele ve yüze bulaştığında hemen temizlemek gerekir. 14.4.2007



VÜCUT NEMLENDİRİCİSİ

2 kilo elme
1/2 bardak bademyağı
1/2 limon kabuğu

Elmalar doğranıp bir kaba konur ve üzerini örtecek kadar su ilave edilir. Bu karışım yaklaşık 45 dakika pişirilir. Fazla su dökülerek elmalar püre haline geitirilir. Limon kabuğu rendelenip bademyağıyla birlikte pürenin içine konur ve karıştırılır. KArışım vücuda sürülerek 10 dakika beklenir ve duş alınır. 14.4.2007
AYAKLARI RAHATLATMAK İÇİN

2 bardak biberiye
1 tatlı kaşığı tuz
2 litre su

Bitkiler küçük bir leğene konur ve kaynar su eklenir. Ilıyıncaya kadar beklenir ve tuz ilave edilir. Su hafifçe karıştırılır ve ayaklar 10-15 dakika içerisinde tutulur. Ayaklarınızı ovar ya da masaj yaparsanız karışım daha etkili olacaktır. 15.4.2007




BEYAZ DİŞLER İÇİN

1 Fincan öğütülmüş bögürtlen kökü
1 fincan kurutulmuş ve öğütülmüş böğürtlen yaprağı
1/2 fincan karbonat (toz halde içme sodası)
az miktarda kurutulmuş ve öğütülmüş nane

Öğütülmüş bitkiler bir kapta iyice karıştırılır. Daha sonra soda eklenerek tekrar karıştırılır. Hazırlanan diş tozunu boş bir ilaç kutusunda muhafaza edebilirsiniz. Bu karışımla dişlerinizi günde bir kez fırçalarsanız dişleririnizin beyazlaşmasına yardımcı olur. 15.4.2007

Saç Bakımı Önerileri - Suna Dumankaya

Saç dökülmesi sorunu yaşayanlara öneriler.

1- Soyulmuş yarım avokadoyu iyice ezin. İçine 2 adet bıldırcın yumurtası, bir çorba kaşığı susamyağı koyup karıştırın ve saç diplerinize sürün. Streç filmle sarıp iki saat bekletin. Ardından saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın. Bu kürü haftada bir tekrarlayın.

2- Saç diplerinizin masaja ihtiyacı olabilir. Her gün 3 dakika masaj uygulayın. Ayrıca bir de tarif vereceğim: Bir su bardağı suda 4 yaprak defne, birkaç yaprak aynısafa ve biberiyeyi 10 dakika kaynatın. Su yarıya indiğinde süzün ve suyuna bir kahve fincanı iyi zeytinyağı, bir çay kaşığı deniz tuzu katın. Karışımı saç diplerinize boya sürer gibi sürüp, uçlara doğru tarayın. Streç filmle sarıp 3 saat kadar bekletin. Bunu haftada bir uygulayın.
3- Yarım kahve fincanı soya yağı, iki çorba kaşığı badem yağı, bir çay kaşığı deniz tuzu ve bir tatlı kaşığı elma sirkesini benmari usulü ısıtın. Karışımı saç diplerine boya sürer gibi sürün ve masaj yapın. Ardından streç filmle sarıp iki saat kadar bekletin.

• Saç derinize ve saçlarınıza hindistancevizi sütü veya aloe vera jeliyle masaj yapın. Bunu başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, ılık suyla durulayın. Haftada 3 kez tekrarlayın.
• Saç derinize ve saçlarınıza bal ve yumurtanın sarısıyla masaj yapın. Başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, durulayın.
• 2-3 hafta boyunca, her öğünde bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi karıştırarak için.
Saçlarınızı beslemek için elma sirkesi ve adaçayını karıştırarak, saçınızı bu karışımla durulayın.
• Sıcak zeytinyağı, bal ve 1 çay kaşığı toz halinde tarçını karıştırıp macun haline getirdikten sonra, banyodan önce 15 dakika boyunca uygulayın.
• Saçların azaldığı kısımları kızarana dek soğanla ovun, ardından da bal sürün.
• Eşit miktarda ılık keneotu ve badem yağını karıştırıp, haftada bir saç derinize masaj yapın.
• Misket limonu çekirdekleri ile kara biber tohumlarını bira suyun içinde eşit sayıda öğütün ve düzenli olarak saç deriniz üzerine uygulayın.
• 1 fincan hardal yağını 4 çorba kaşığı kına yaprağı ile kaynatın. Süzdükten sonra kalan sıvıyı bir şişeye doldurun ve saç derinize düzenli olarak

Saç beyazlaması sorunu yaşayanlara öneriler.

Ceviz kabuklarını iyice dövüp püre haline getirin. Diğer taraftan bir tutam ceviz yaprağını yarım litre suda kaynatın, 20 dakika kadar demlenmesini bekleyin. Sonra süzüp içine ezdiğiniz ceviz kabuklarından bir çorba kaşığı katın. Karışımı şaçlarınıza sürüp bir saat bekletin. Bunu haftada bir gün uygularsanız saç renginiz değişir, koyulaşır.

SAÇLARIN SAĞLIKLI VE HIZLI UZAMASI İÇİN


150 GR. SIĞIR İLİĞİ
100 GR. HİNDİSTAN CEVİZİ İÇİ

Yapılışı :
Kemik iliğini haşlayın
içine öğütülmüş hindistan cevizini karıştırın
Ilık ılık saç diplerinize yedirerek sürün
Haftada 1 kez
********************************************
YAĞLI SAÇLAR İÇİN :

Bir tutam biberiye ve bir tutam kekiği 250 gram kaynar suda çay gibi demleyip, süzün.
Sıvıyı temiz saç diplerine sürün.

DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN :

BUĞDAY çimini ezip, suyunu çıkarın. Bu suya zeytinyağı ekleyip, saç diplerinize sürün. Böylece saçınızın kuvvetli çıkmasını sağlamış olursunuz.

Eşit orandan servi, biberiye, ardıç, zeytinyağını (saçta boya varsa bir yumurta sarısı da) ekleyin. Karışımı saçınıza sürün.

Saçınız dökülüyorsa 20 gram çörek otunu öğütüp, 20 gram susam yağı ve 10 defne yağı ile karıştırın. Saçınıza sürüp, bir havluyla sararak iki saat bekletin.

SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN -1
1 Adet yumurta sarısı
1 çorba kaşığı Alkol
1 çorba kaşığı Hint Yağı
1 çay kaşığı tuz

Yukarıda ki malzemeleri karıştırıp, saç diplerine sürün. İki saat beklettikten sonra saçınızı durulayın.

SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN -2

Beş adet aspirini dövüp, maden suyu ile karıştırın. Karışımı saç diplerine sürün ve 15 dk. sonra durulayın.
BUĞDAY çimini ezip, suyunu çıkarın. Bu suya zeytinyağı ekleyip, saç diplerinize sürün. Böylece saçınızın kuvvetli çıkmasını sağlamış olursunuz.

Eşit orandan servi, biberiye, ardıç, zeytinyağını (saçta boya varsa bir yumurta sarısı da) ekleyin. Karışımı saçınıza sürün.

Saçınız dökülüyorsa 20 gram çörek otunu öğütüp, 20 gram susam yağı ve 10 defne yağı ile karıştırın. Saçınıza sürüp, bir havluyla sararak iki saat bekletin.

AĞARAN SAÇLAR İÇİN

Taze cevizin dış kabuklarını az suyla haşlayın, içine ısıtılmış yarım kahve fincabı zeytin yağı ve bir tatlı kaşığı kuru maya katın 2 saat saçınızda bekletin.

ZAYIF SAÇLAR İÇİN

2 Yumurta sarısını çıprtıktan sonra 1 çorba kaşığı zeytin yağı, 1 tatlı kaşığı gliserin, 2 çorba kaşığı elma sirkesi ile karıştırın saçınız ıslakken bu karışımı uygulayın, 20 dk. beklettikten sonra durulayın.

DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN YENİ

Saçlar sıkıntıdan dökülebilir, bu yüzden stressten uzak durun, eğer saçlarınız aşırı dökülüyorsa doktora görünmelisiniz.

1 Su bardağı zeytinyağı, 1 tutam dere otu, 1 sap tarçın çubuğu ve biberiye yağını benmari usulü 5 dakika kaynatın. 15 dk. demlendikten sonra karışımı süzüp içerisine 1 tatlı kaşığı kuru maya karıştırın. Karışımı saçınıza sürüp 2 saat bekletin.

SAÇ BAKIMI YENİ

Eşit miktarda ki susam yağı, ceviz yağı ve çörek otu karışımına birer kapsül E-B vitamini kırın, sonra da bir kapak
çamterebentin ekleyin. Elde ettiğiniz karışımı saç diplerine sürün ve saçınızı streç filmle sararak iki saat bekleyin. Sürenin sonunda da saçınızı uygun bir şampuanla yıkayın.

DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN 2 YENİ

Defne yağı, badem yağı ve avakado yağını eşit miktarda karıştırıp, saçınıza sürün. 2 saat beklettikten sonra uygun şampuanla yıkayın




Saçlarımın çok fazla yıprandığını ve döküldüğünü görüyorum.. Ne önerirsiniz?

1 yemek kaşığı öğütülmüş çörek otu, 1 yemek kaşığı öğütülmüş polen, 1 yemek kaşığı öğütülmüş nane, 1 yemek kaşığı öğütülmüş ısırgan otu, 1 kahve fincanı susam yağını bir kapta iyice karıştırın. Bir fırça yardımıyla boya sürer gibi saç diplerinden başlayarak saça uygulayın. Kalan malzemeyi saç uçlarına sürün. Saçta kremlenmemiş yer kalmamasına dikkat edin. Tamamını sürdükten sonra, parmaklarla ovalayarak kremin saça iyice karışmasını sağlayın. Saçınıza bir poşet geçirin ve üzerine sıcak bir havlu sarın. Isı maskenin saça daha iyi nüfuz etmesini sağlayacaktır. Maskeyi bir saat beklettikten sonra yıkayabilirsiniz. Bu maske saç diplerini besler.

S: Genç yaşta saçım beyazlamaya başladı. Bunun için bir öneriniz var m?ı Şimd den çok teşekkürler ...


C: taze cevizin dış kabuklarını az suyla haşlayın, içine ısıtılmış yarım kahve fincanı zeytinyağı ve bir tatlı kaşığı kuru maya katın 2 saat saçınızda bekletin. Faydalı olur.

S.Ben 32 yaşındayım ve saçlarım çok dökülüyor. Ne yapabilirim? İlginize teşekkür ederim.

C: Sağ olun canım. 3 çorba kaşığı havuç yağı, fındık yağı, süt ve 1 tatlı kaşığı deniz tuzunu karıştırın. saç diplerine ve uçlarına yedirin.

S: Evde saç bakımını kendimiz kolay malzemelerle nasıl yapabiliriz ve ne zamanda bir uygulamamız lazım.


C: 1 tatlı kaşığı hint yağı, lavanta yağı, defne yağı, menekşe yağı, zeytinyağı,susam yağı ve 1 çay kaşığı kekik yağı,çam terebentin ve çörek otu yağını karıştırın. 1 saat saçlarınızda bekletin ve yıkayın.

S: saclarim önden cok döküldü. Doktorlara gittim irsi dediler ve de sac ilaci verdiler ama faydasini görmedim.

C: Bir kahve fincanı iyi zeytinyağına bir çorba kaşığı bira mayası, bir çay kaşığı biberiye yağı, yarım çay kaşığı kekik yağı karıştırıp bunu saç diplerinize sürün. En az iki saat bekletip yıkayın. Uygulamayı haftada bir tekrarlayın. Ayrıca bir su bardağı kaynar suda tere otunu demleyip, bununla her gün saç diplerinize masaj yapmanın da yararını görürsünüz.
Sığır iliği tarifimi de uygulayabilirsiniz.

S: Saçım dökülüyor ve ne yapsam durduramıyorum. Ne yapmam gerekir? Şimdiden teşekkür ederim.


C: Soyulmuş yarım avokadoyu iyice ezin. İçine 2 adet bıldırcın yumurtası, bir çorba kaşığı susamyağı koyup karıştırın ve saç diplerinize sürün. Streç filmle sarıp iki saat bekletin. Ardından saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın. Bu kürü haftada bir tekrarlayın.

S: saçlarım Çok yağlı ve kepekli. Fön çektirmeye bile gelmiyor. Çok çeşitli şampuanalar kullandım ve doktora gittim , verimli bir sonuç alamadım. Hepsi kısa vadede sorunu çözebildi.

C: Bir tutam biberiye ve bir tutam kekiği 250 gram kaynar suda çay gibi demleyip, süzün. Sıvıyı temiz saç diplerine sürün.


S: sac koklerinde asiri kasinti ve dokulme var.


C: Dökülme için defne yağı, badem yağı ve avakado yağını eşit miktarda karıştırıp, saçına sürün. 2 saat beklettikten sonra uygun şampuanla yıkasın.

Kaşıntı için de 5 adet aspirini dövüp, maden suyu ile karıştırın. Karışımı saç diplerine sürün ve 15 dk. sonra durulayın.

S: Suna Hanım, şaç için sığır iliği tarifiniz kaç gün yapılacak? Kaç saat kalacak?
C: Haftada 1 gün uygulayın ve saçınızda 2 saat bekletin Saime Hanımcım.

S: 28 yaşımdayım benim alnımın yantarafları açıldı. Saç dökülmesinden dolayı ı üst tarafta az var ve seyrek. Ne öneririisniz? Sığır iliğini açıklar mısınız ve de nasıl kullanılır?


C: 150 gram eritilmiş sığır iliği ile eriyen yağ kadar Hindistan cevizi yağını karıştırın ve saç dibine boya sürer gibi sürün. Masaj yaptıktan sonra streç filmle sarın, iki saat bekletin. Haftada 1 gün uygulayın.

S. Benim saçlarım dalgalı olduğundan sık sık fön çekiyorum ve feci bi şekilde yıpranıyor ve bu durum beni cok rahatsız ediyor. Eski canlılığını alabilmesi için ne yapmalıyım?

C: 2 adet bıldırcın yumurtası, 1 fincan zeytinyağı, 1/2 limon suyu, 1 tatlı kaşığı öğütülmüş maydonoz tohumunu karıştırıp saçına sür ve 1 saat beklet.


S: saçlarım yavaş yavaş dökülmeye başladı. Ne yapabilirim? Bana bir tavsiyede bulunursaniz cok sevinirim .

C: Bir kahve fincanı iyi zeytinyağına bir çorba kaşığı bira mayası, bir çay kaşığı biberiye yağı, yarım çay kaşığı kekik yağı karıştırıp bunu saç diplerinize sür. En az iki saat bekletip yıka. Uygulamayı haftada bir tekrarla.

S: saçlarım çok yağlanıyor ve her gün yıkamak zorunda kalıyorum. Bunu önleyebileceğim bir yöntem var mı? Cevabınız için şimdiden teşekkürler.


C: 1 çay bardağı suyla pişirilmiş karabuğday, rendelenmiş yarım portakal kabuğu, 3 yemek kaşığı zeytinyağı karıştırıp saç diplerinizle fırçayla sürüp friksiyon yapın ve naylona sarıp 30 dakika bekletin. Sonra da saçlarınıza uygun bir şampuanla yıkayın.

S: Saç beyazlığını giderebilirmiyim. Eski rengine dönüşmesi için ne yapmalıyım?l


C: 1 adet soğan ve 5 diş sarımsağı blendarda ezin. 1 yumurta sarısı ve 1 çorba kaşığı zeytinyağını ekleyerek krem kıvamına getirin, saçınıza sürün. 1 saat bekletin. Haftada 1 gün uygulayın.

S: Benim kızım 12 yaşında ve saçında çok fazla kepek oluştu. Geçmesi için ne önerirsiniz?


C: 1 fincan maden suyu, 1 çorba kaşığı elma sirkesi, 1 çorba kaşığı polen tozu, 1 çay kaşığı deniz tuzunu karıştırıp saça sürün ve 1 saat bekletip yıkayın.

S: Saclarım bir yıldır cok dökülüyor ve seyrekleşti ve de cok kuru. Ne yapmalıyım?


C: 1 tatlı kaşığı kekik yağı, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı hintyağı, 1 tatlı kaşığı kuru mayayı karıştırın, saçınıza sürüp, naylon streçe sarın ve 2 saat bekletin

Yasemin Amatonun Güzellik Sırları

DOMATESLE SİHİRLİ MASKE
Domates bir sağlık ve güzellik hazinesidir. Vücut direncini arttıran, cildi güzelleştiren, yaşlanmayı önleyen en önemli gıdalar arasında yer alır. Domateste bulunan likopen maddesi, bilinen en etkili antioksidandır. Birçok besinin aksine, domates piştikçe değeri artar ve özellikle zeytinyağıyla birlikte tüketildiği zaman vücut tarafından daha kolay sindirilir. Domates cildimiz için de çok yararlıdır. Cilt hücreleri arasındaki bağları kuvvetlendirir ve güneş hasarlarını önler. Halk içinde arı sokmasında, vücuda batan diken ve camların çıkarılmasında, nasır ve siğilin temizlenmesinde, sarılık hastalığında, ateş ve güneş yanıklarında yaygın olarak kullanılır. Domates vücudumuzdaki nemin korunmasına yardımcı olur. Kışın veya yazın günde 1 domates veya 1 kaşık salça tüketmek 8 bardak su içmek kadar yararlıdır.


SİVİLCELERİ GEÇİRİR
Cildiniz yağlı ise domates maskesi tam sizin içindir! Özellikle komedonlar (siyah noktalar) ve akneleri etkin bir şekilde iyileştirir. Çünkü domates yağ salgısını dengeler ve hafif bir peeling sağlar. Yüzünüzde bir sivilce mi başlıyor? Hemen üzerine biraz domates salçası sürün. Ağrısı geçer ve hızla iyileşir. Domates maskelerini ne şekilde uyguladığınız çok da önemli değildir. Domatesi ortadan kesip yüzünüze sürebileceğiniz gibi, rendeleyebilir yahut 1 kaşık dolusu domates püresi veya salça kullanabilirsiniz. Ardından 10-15 dakika kadar bekleyin ki, domatesin özü cildinize iyice nüfuz etsin.

PEELING ETKİSİ YARATIR
Sonra bir dilim domatesle hafifçe yüzünüzü ovun. Çünkü domates hafif bir peeling'e de yardımcı olur. Süre dolunca, yüzünüzü ılık su ile hafifçe yıkayın. Yüzünüzdeki belli belirsiz domates kalıntıları cildinizin PH'ını dengelemeye devam eder. Cildiniz kuruysa, domatesin içine biraz zeytinyağı karıştırın. Yine aynı şekilde 10-15 dakika bekleyin ve sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın.

MUCİZELER YARATIYOR!
Domates maskesi yaptığınızda cildinizde tatlı bir kıpırtı duyabilirsiniz. Ancak bu yanmaya dönüşürse hemen yıkayın. Çünkü bazı insanların domatese karşı alerjisi vardır. Domates maskesi antiaging bir mucize gibidir. Ben tüm hastalarıma 25 yaşından itibaren bu uygulamaya başlamalarını öneriyorum. Çok yakında her yerde domates kremleri veya peeling'leriyle karşılaşırsanız hiç şaşırmayın!
Dr. Yasemin Fatih Amato 'nun diğer yazıları için Tıkla
xprodoksit gönderdi. | Yorum Ekleyin | 21.08.2007 | yaseminamato

YEŞİL ÇAY VE DİYET
Yeşil çay diyete yardımcıdır.


Yeşil çayın, hoş bir içecek olmasının ötesinde, sağlığımıza hatırı sayılır katkıları var...
Çin'de ve Japonya'da binlerce yıldır şifa olarak kullanılan yeşil çayın sırrı; içinde bulunan 'EGCG' adlı müthiş güçlü bir antioksidan. Öyle ki EGCG; C vitamininden ve E vitamininden bile daha etkili! Yeşil çayın önde gelen yararlarına örnek vermek gerekirse...

Kanseri önler, güneş hasarlarını azaltır, cildi güçlendirir, kolesterol ve tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur, alerjileri önler, grip ve soğuk algınlığına karşı direncimizi arttırır, yaşlanma sürecini yavaşlatır ve içinde bulunan florid diş etlerini korur...

İÇİNDE KAFEİN VAR
Normal kahvenin sekizde biri kadar kafein içeren yeşil çay, bu anlamda bir zarar içermiyor. Çünkü ölçülü kafein yarar bile getiriyor... Son yıllarda yeşil çayla ilgili olarak en çok gündeme gelen konu ise, kilo vermeye yardımcı olup olmadığı... Bu konuda birçok araştırma yapıldı, sayısız makale yayınlandı... Varılan sonuçlar, yeşil çayın metabolizmayı hızlandırdığını ve yağların yakılmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Özellikle içine biraz zencefil ve zeytin yaprakları koyup demlerseniz, mucizeler yaratabileceğini söyleyebiliriz... Doğrusunu isterseniz yüzlerce çeşit yeşil çay var... Üstelik bunların çoğu henüz Batı ülkelerine uğramadı bile! Bitkinin yetiştiği yöreye, hasat mevsimine ve işlenişine göre çayın adı değişiyor. Yılda bir gün toplanan bu egzotik çay yapraklarının her biri farklı faydalar sağlıyor. En güzel yeşil çaylar, genç fidanların en üst iki sırasında henüz açılmamış aromatik yaprak filizlerinden elde edilir. Bazen çay kurutulurken içine çiçekler karıştırılır. Kilo vermede en etkili olan çayın ise 'Wulong Tea' olduğu söyleniyor.

NASIL YAPILIR?
Daha önce yeşil çayı denemiş ama hoşlanmamış olabilirsiniz. Ancak ben derim ki, kendinize bir şans daha tanıyın! Gelin bu defa çayı birlikte hazırlayalım... Porselen bir demlik içine kuru haldeki yeşil çayınızı koyun. Ortalama ölçü, her fincan için bir tatlı kaşığıdır. Su kaynama noktasına yaklaşırken altını kapatın. Veya kaynadı ise, çayın üzerine dökmeden önce beş dakika kadar dinlendirin. Sıcak suyu ilave ettikten sonra demliğinizi örtüp servis tepsisine koyabilirsiniz. Yeşil çayın sıcak suda 1-2 dakika demlenmesi yeterlidir. Ancak unutmayın, 1-2 dakika sonra yaprakları çaydan çıkarmanız gerekir. Ayrıca yeşil çayı başka çiçekler ve otlarla birlikte de demleyebilirsiniz. Örneğin zencefil, nane, limon yaprakları ve yasemin yeşil çaya yakışacak otlardır... Üstelik bu katkılar, çayınıza zarar vermeyeceği gibi, yararlarını da artıracaktır.
Dr. Yasemin Fatih Amato
xprodoksit gönderdi. | Yorumlar (2) | 12.08.2007 | yaseminamato

AKNE İZLERİ
Dr. Yasemin Fatih Amato: Akne izlerinin tedavisi

Ergenlik sivilcelerini gelip geçici sorunlar olarak kabul edebiliriz ama izleri yaşam boyunca başımıza dert olur. Hafif izler zaman içinde iyileşme eğilimi gösterir. Orta şiddetli ya da derin olan izler ise ciddi sorunlara dönüşür. Akneler beyaz ciltlerde kırmızı, esmerlerde koyu renkli lekeler bırakır. Erkeklerin de kadınların da yüzlerini olduğundan çok daha yaşlı, yorgun, renksiz, lekeli ve çökmüş gösterir. Erkekler tıraş olurken sıkıntı çekerler.

Bütün bu sorunlara bir çare arıyorsanız, aşağıda sıraladığım yöntemlerden yararlanabilirsiniz:

* Kimyasal peelingler,
* Klasik dermabrazyon ve mikro dermabrazyon,
* Lazer resurfacing,
* Foto IPL ve radyo frekansı gibi ışık tedavileri.

Peeling çözümleri :

Sivilce izlerinin tedavisinde en fazla AHA ve TCA gibi orta derinlikte ve yüzeysel kimyasal peeling'ler kullanılır. Bu işlemler yan etkileri açısından gayet güvenlidir. Derin peeling'ler, örneğin klasik dermabrazyon, fenol gibi uygulamalar, bizim ülkemizin iklim koşullarına ve insanlarımızın cilt yapısına (çok beyaz tenli olanlar hariç) pek uygun sayılmaz. Derin peeling'ler içinde özellikle erbiyum lazer ve karboksi lazer sivilce izlerinde mükemmel sonuçlar yaratır. Bunlardan yararlanıyoruz ama öncelikle hastayı, cilt rengini ve mevsimi dikkatle seçiyoruz.

Kolajen çözümleri :

Sivilce koparılırsa veya sürekli aynı yerde yeni sivilceler çıkarsa cildimizde çukurlar oluşur. Çünkü o bölgedeki kolajen dokusu kayba uğrar. Bu durumda cilt altındaki kolajen tabakasını artıran tüm tedaviler görünümü düzeltmemizi sağlar.

* Photo IPL adı verilen ışık tedavisi, sivilcelerde olduğu kadar, iz, leke ve çukurların tedavisinde de kullanılır. Bu yöntem kolajeni arttırır, cildi dolgunlaştırır ve savunma sistemini aktif hale getirir.

* Son dönemde kullanımı artan Radyo frekansı (Thermage tedavisi) ciltteki kolajeni etkili şekilde arttırdığı için akne izlerinin hafiflemesine yardımcı olur.

* Mikro dermabrazyon yöntemi de kolajeni kalınlaştırır. Cilt her seansta biraz daha düzelir.

* Az sayıda, küçük ve yüzeysel izleri olan bazı hastalarda, deri altı dolgu enjeksiyonları gayet iyi sonuçlar verir. Akne izleri için kullanılan tedavi yöntemleri cildin tepkisine göre seçilir veya birbiri ile kombine edilir. Çok derin izlerin tedavisinde başarı şansı yüzde 20 ile yüzde 60 arasındadır. Azimli hastalar, bu tedavilerden oldukça iyi sonuçlar alırlar.



KAFEİNLE YAĞLARA VEDA

Kafein yağ yakıyor!
Son zamanlarda kahve ile ilgili çelişkili bilgiler alıyoruz. Kahve dost mu, düşman mı emin olamıyoruz. Kafeinle duygusal bir ilişkimiz olduğu ise muhakkak. Kafein hiç tartışmasız, bir ilaçtır. Sıcacık kahve fincanında, mis kokulu çayları yudumlarken hatta birçok meşrubatın içinde ve az da olsa çikolatadan aldığımız, reçetesiz satılan güçlü bir ilaçtır. Kafein aldıktan birkaç dakika sonra vücudumuzdaki etkileri kendini gösterir. 4-6 saat kadar bizimle yaşamaya, hayatımızı etkilemeye devam eder.

* Kafein bizi yatıştıran, sakinleştiren 'adenosin' adlı bir hormonu etkisiz bırakır. Kahve ile canlanmamız ve aynı zamanda uykumuzun kaçmasının nedeni budur.

* Öte yandan bize adeta adrenalin yani cesaret ve heyecan pompalar. Geçici bir canlanmaya yol açar ama ne yazık ki, ardından bitkin düşmemize neden olur.

STRES HORMONU

* Kafeinin bir başka etkisi de stres hormonu olarak tanıdığımız kortizol seviyelerini artırmasıdır.

* Kafein vücudumuzdaki dopamin adı verilen bir başka hormonunu da yükseltir. Kendimizi önce iyi hisseder, sonra inişe geçeriz. Kahve tiryakiliğininin altında biraz da dopamin tiryakiliği yatar.

* Kafein idrar söktürücüdür. Bu da genellikle vücudun su kaybetmesine neden olur. Kahvenin yanında bir bardak su getirilmesi oldukça anlamlıdır. Ama nescafe, meşrubat ya da çikolata yanında su içmek aklımıza gelmez.

SPORDAN ÖNCE YARARLI
Kafeinin olumlu tarafı metabolizmayı hızlandırması, egzersizden önce alınırsa yağ yakımını artırmasıdır. Az miktarda kahve, açlık hissini azaltarak kan şekerini dengede tutmaya da yardımcı olur. Yani kafein dostumuz da olabilir, düşmanımız da. Bütün mesele ne kadar ve ne zaman aldığımız.

* Günde 2 fincandan daha fazla kahve içmeyin. Kola içtiyseniz ya da çikolata yemek istiyorsanız bunların ilave kafein dozu olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

* Öğleden sonra saat 16'dan itibaren kafeinden uzak durun. Bu maddenin vücutta 6 saat kadar etkili olduğunu aklınızda tutun, uykunuzu riske atmayın.

* Spor yapmadan önce bir fincan kahvenin tadını çıkarabilirsiniz.

Dr. Yasemin Fatih Amato
xprodoksit gönderdi. | Yorumlar (4) | 09.06.2007 | yaseminamato

YASEMİN AMATO TONİK TAVSİYELERİ
TONİKLER

Tonik temizliği tamamlar ve gözenekleri sıkılaştırır. Cildin günlük bakımında, temizlikten sonraki ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler kullanılır.

Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin.

Sade gül suyu ve maden sodası en iyi toniktir.



YAĞLI CİLDE SİRKE TONİĞİ

1 kaşık elma sirkesi ile 8 kaşık maden suyunu karıştırıp, yağlı cilt için güzel bir tonik elde edebilirsiniz. Cildinizi temizledikten sonra, tonikle ıslatılmış bir pamuk yardımıyla silerek, sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.

DOĞAL MADEN SODASI

İçindeki zengin mineraller sayesinde tüm ciltler için yararlı ve besleyici bir toniktir. Cildinizi temizledikten sonra, Doğal maden sodası ile ıslatılmış bir pamuk yardımıyla sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.
SALATALIK – BAL TONİĞİ

Soyulmuş ve doğranmış 1 orta boy salatalığı mikserde püre haline getirin. Püreyi bir kevgire boşaltın ve kevgirin altına cam bir kap yerleştirin 20 dakika kadar süzülmeye bırakın. Salatalığın suyu iyice süzüldüğünde minik bir kavanoz içine 2 kaşık bal ilave edin. Tahta bir kaşıkla salatalık suyu ve balın iyice karışmasını sağlayın.

Kullanacağınız zaman şişeyi iyice çalkalayın. Makyaj pamuğunuzu bu tonikle ıslatın, sabah – akşam yüz ve göğüs bölgesini silin. 3-4 dakika kurumasını bekleyin. Toniğinizi kapaklı bir kapta en fazla 1 hafta kadar saklayıp kullanabilirsiniz.



DOĞAL CİLT TEMİZLEME
HASSAS CİLT İÇİN PAPATYADAN TEMİZLEYİCİ

Malzemeler :

1 yemek kaşığı salatalık suyu
2 yemek kaşığı taze papatya çiçeği
(ya da 1 yemek kaşığı kuru papatya)
1 bardak saf su
1 yemek kaşığı gliserin
1 yemek kaşığı aloe vera jeli



Yapım ve Uygulama:

Bu mevsimde taze papatya bulabilirsiniz ama toplamaya zamanınız yoksa papatya çayı poşetlerini de kullanabilirsiniz. Özellikle hassas ciltlerde çok etkilidir. Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir kaba koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bu sabun içermeyen hafif bir temizleyicidir... Salatalık suyu, papatya ve aloe vera jeli cildi yatıştırıcı özelliklere sahiptir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.

HER TÜRLÜ CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ

Malzemeler :

2 tatlı kaşığı kuru lavanta
2 tatlı kaşığı kuru gül yaprağı
4 tatlı kaşığı yulaf
4 tatlı kaşığı kaolin (kil)

Yapım ve Uygulama:

Sabun içermeyen bu temizleyici her türlü ciltte mükemmel sonuç verir.

Kahve çekme makinesinde yulafı lavanta ve gül yapraklarını un haline gelene kadar çekin. Hazırladığınız bu karışıma kili karıştırın ve hava almayan bir kavanoza koyun.

Kullanacağınız zaman 1 çay kaşığı kadar tozu biraz su ile avucunuzda ıslatın, yumuşak hamur kıvamına getirin. Cildinize masaj yaparak yayın ve daha sonra soğuk su ile yıkayın. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.

Kozmetik Dermatolog Dr. Yasemin Fatih Amato

KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ
xprodoksit gönderdi. | Yorumlar (3) | 16.05.2007 | yaseminamato

KURU CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ
SAĞLIKLI VE GÜZEL BİR CİLT İÇİN İLLEDE PARA HARCAMANIZ GEREKMİYOR!

Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve akşam olmak üzere, günde iki defa cildinizi özenle temizlemeli ve tonikle silmelisiniz.

Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ama cildin temizliğine önem vermez.

Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüz cildinin düzenli olarak günlük kir birikimlerinden arındırılması gerekir. Yüzünüzü temizlemezseniz, ne de herhangi bir anti aging tedavisine cevap verebilir.

Yüz temizliğine önce alından başlanmalı sonra sırasıyla; yanak, çene burun ve boyunla devam etmelidir. Alın, burun çevresi ve çene altı daha fazla toz kir tutar. Bu nedenle daha dikkatli temizlenmesi önemlidir.

Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.

KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ

MALZEMELER :

1 yemek kaşığı kadar bal
2 yenek kaşığı gliserin
1 çay kaşığı sıvı sabun

YAPIM VE UYĞULAMA :

Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir şişeye koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bal cildi hem temizler hem de yumuşatır.

Bu temizleyici özellikle kuru ciltlerde çok etkilidir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.







YASEMİN AMATO KİMDİR
Kozmetik Dermatolog Dr. Yasemin Fatih Amato kimdir:


Geçtiğimiz yıl yayınlanan "Güzel Ol, Bugün Yarın ve Daima (Cildin Doğası ve Kozmetik Olanaklar) isimli kitabın yazarı Dr. Yasemin Fatih Amato Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra 1995 yılında İngiltere'de, ülkemizde henüz çok yeni sayılan lazer tedavilerini ve saç ekimi tekniklerini öğrendi. Aynı yıl ABD'de Kollajen enjeksiyonları eğitimi aldı. 1996'da Paris'te dünyanın en ünlü uzmanlarından değişik dolgu maddeleri enjeksiyonları, botox ve mezoterapi eğitimi aldı. Paris'te IMCAS (Yaşlanma üzerine uzmanlık eğitimi veren uluslararası kurs)'in daimi üyesi olan Dr. Amato, Türkiye Mezoterapi Derneği'nin de kurucuları arasında yer alıyor.

Burun Güzelliği Ve Felsefesi

Burun pek çok işlevi ve anlamı olan bir organdır. Bu yüzden, burnundan rahatsızlığı olan hastaların ameliyat olmadan önce dikkatli bir biçimde incelenmesi gerekir.

Türkiye'de yapılan estetik operasyonlarda burun estetiği ameliyatları ön sıralarda yer alıyor. Bu ameliyatların nasıl yapıldığını muhtemelen pek çoğunuz biliyorsunuzdur veya burun ameliyatı geçirmiş kişilerdeki değişimi ve neticelerinin nasıl olduğunu mutlaka görmüşsünüzdür. Ben bu yazımda burun hakkında bilinmeyen veya algılanamayan diğer önemli hususlara değinmek istiyorum.

Burun insan vücudunun en enteresan organlarından biridir. Çünkü sırtı önde, tepesi aşağıda, kökü yukarıda ve kanatları aşağıdadır. Aldığımız havanın ısınmasını sağlayan, onu tozlardan arındıran ilk duraktır. Kadınlar östrojen hormonlarından dolayı erkeklerden daha iyi koku alırlar. Kadınların ovülasyon (yumurta oluşumu) zamanında, yani östrojen düzeylerinin en yüksek olduğu zamanda koku alma hassasiyeti çok daha artar. İnsanların 4 bin kokuyu ayırt etme kabiliyetleri vardır.



Burnun aynı zamanda ruh dünyasının bir amblemi olduğunu tarihçi filozof Johann Gottfried Seume yazmıştır. Dahlke ise psikosomatikle ilgili el kitabında burnun simgelediklerini şöyle tarif ediyor: "Hükmetmek, gurur, güç, seksüalite."

Bornemann adlı sosyolog 1991'de, bir kitabında burnun erkekte "iktidar" işareti olarak anlaşıldığını, bundan dolayı toplumda burun büyüklüğünün veya küçüklüğünün penis ile orantılı görüldüğünü, burada kastedilenin aslında cinsel arzu ve güçle ilişkisi olduğunu yazdı.

Johan Caspar Laveter adlı sosyolog ve psikolog burnun sadece nefes almak, koku almak gibi işlevleri gören bir organ olmadığını, onun ayrıca cinsel gücü yansıttığını ve bir sembol olduğunu belirtti.

Geçmişe bakıp burnun seksüalite ile ilişkisini göz önüne alacak olursak, onun üzücü kaderine de şahit oluruz. Yüzyıllar önce I. Friedrich tecavüz edenlerin, evlilik dışı ilişki kuranların burnunu kestirmişti.

Hiçbir organ günlük konuşma diline burun kadar girmemiştir

Eğer anlamlı bakılacak olunursa sifilis hastalığının bulaşma şekli (cinsel ilişki) ile bu hastalığa yakalananlardaki burun dokusu lezyonu ve kaybı arasındaki psikodinamiği göz ardı etmek mümkün değildir.

Edmond Rostand komedisinde Cyrano de Bergerac'ı çirkin ve koca burunlu ama iyi yürekli bir figür olarak göstermiştir. Collodi'nin yalan söyledikçe burnu büyüyen Pinokyo masalını ise hepimiz biliriz.

Çirkin görünümlü bir burun edebiyatta ve resim sanatında sıklıkla kullanılan bir motiftir. Hiçbir organ burun kadar günlük konuşmada mecazi olarak kullanılmamıştır: Burnu bir karış havada, burnu büyüdü, burnundan hiç kıl aldırmıyor, hık demiş burnundan düşmüş, burnunu her yere sokuyor, burnunun ucunu görememek...

"Korku ve öfke duygusunun yansıması cinsel organlaradır ve bu organlardaki problem olarak algılanır. Bu yansıma eğer cinsel organlara olmazsa, bu takdirde onun sembolik karakterlerine yönelir, tıpkı burun gibi." Bunu Roth 1959 yılında "The Face-Genital Equvation" adlı kitabında yazmıştır.

Burnun genel anlamından da anlaşıldığı gibi kimi zaman ruhsal şikayetleri olan hastalarda psikolojik bozuklukların yansıması burunda gerçekleşir ve hasta burnunda sorun olduğunu düşünür. Psikozları tedavi edilmemiş veya tanınamamış bir hastaya yapılan burun ameliyatının hasta ve cerrah açısından çok sıkıntı verici problemlere yol açabileceği aşikardır.

Bütün bunları dikkatle göz önüne aldığımızda burnun bir sürü fonksiyonunun ve anlamının olduğunu görüyoruz. Böyle önemli bir organından rahatsızlığı olan hastaları, ameliyat etmeden önce çok daha dikkatle incelememiz gerekiyor.

Başarılı bir burun estetiği ameliyatı sonrasında hasta özgüven kazanır

Burun estetik görünüm bakımından çok dikkat çeken bir organdır. Travmatik veya doğumsal burun şekilsizlikleri hep dikkat çeker ve çoğu zaman kişi çevreden kırıcı, gücendirici veya alaycı davranışlarla karşılaşır. Bundan dolayı da bu psikolojik baskıya sadece çok dengeli karakter ve ruh hali olan kimseler katlanabilir. Bilhassa 25 yaşına kadar olan, sosyal yaşamı henüz tam oturmamış kişilerde burnun şeklini ve formunu değiştirme arzusu sosyal kabullenme açısından çok daha yüksektir. Bu yaş sınırı atlatıldıktan sonra mesleki ve ailevi yaşamın getirdiği güven ve denge kişiyi burun probleminden uzaklaştırır. Bu psikolojik baskı bu aşamadan sonra da hâlâ devam ediyorsa kişi o zaman plastik cerrahi yoluyla çözüm aramayı denemelidir.

Eğer bir burnun düzeltilmesi için ameliyat kararı doğru verildiyse ve ameliyat teknik açıdan kurallara uygun olarak yapıldıysa neticenin getireceği pozitif psikolojik etki bütün estetik ameliyatlar içinde en etkin olanıdır. Başarılı bir burun ameliyatından sonra hastanın kendine güveni gelir ve bunun böyle olmasına da şaşırmamak gerekir. Çünkü burun tam yüzün ortasındadır, görmemek imkansızdır.

Saç Dökülmesi

Saç dökülmesi yaygın ve sık görülen bir sağlık sorunudur. Yaşamınızın herhangi bir döneminde bu sorunu siz de yaşayabilirsiniz.

Araştırmalar, saç dökülmesinin kadınlarda da görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki her kadının, yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün ise özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var.



Saçın esas maddesi keratin’dir. Saçlarınızı beslemek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız bir kuralı hiç unutmamalısınız: Saç sadece kökünden beslenir. Saçlarınızı daha iyi beslemek için işe, doğru ve dengeli bir beslenme planı yaparak başlamalısınız. Dışarıdan yapacağınız çabalardan sonuç alamazsınız. Saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişmeler dışında pek yarar sağlamazlar. Bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz. Saç bakım ürünleri ile saçınıza sadece bir dış bakım sağlayabilirsiniz. Bir kez daha hatırlatalım: Saçınız için gerekli olan besin unsurları saça sadece kan yolu ile ulaşabilirler. Saçınız için gerekli besin unsurlarını ağız yolu ile doğal besinler veya besin destekleri ile alabilirsiniz.

Saç dökülmelerinin hormonal, metabolik, mikrobik pek çok sebepleri var. Sorunun kaynağını araştırın. Demir, çinko veya başka bir besin unsurunun yetersiz alımı ile ilişkili olup olmadığını öğrenin. Yanlış planlanmış dengesiz ve çok düşük kalorili diyetlerin de saçınızı dökebileceğini unutmayın.

Sorunu, saçlarınızın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerin ona yalnızca kan dolaşımı ile ulaşabileceğini unutmadan çözmeyi deneyin.

Saç dökülmeniz beslenmenize ilişkin sorunlardan kaynaklanıyorsa, kalsiyum, çinko, selenyum gibi minerallerin, p-aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi besin unsurlarını ihtiva eden bazı hazır ürünlerin veya besinlerin ağız yoluyla alımı halinde yardımcı olabileceklerinden şüphe etmeyin!

Bir hatırlatma

Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var. Bu küf, ilk kez 1970’li yıllarda Almanya’da kullanıma verildi. Tıbbi küfün tiamin, keratin ve sistin ile birlikte kullanımının daha etkili olduğunu ise 1990 sonrasında yapılan yeni ve güvenilir çalışmalar gösterdi.

Saç dökülmesini durdurmak, saç hasarını önlemek istiyorsanız çözümün dıştan değil içten geldiğini unutmayın. Önce doğru ve dengeli bir beslenme planı yapın, stresten, üzüntüden, uykusuzluktan uzak bir yaşam planı yapın. Gerektiğinde bir uzman danışmanlığı alarak yukarıda belirtilen besin unsurlarını bir arada içeren yeni ve etkili ürünlerden yararlanın.

Saç kaybını artıran etkenler

Tükenmişlik durumu, stres

Ateş, enfeksiyonlar

Tiroid bozukluğu gibi bazı hormonel ve metabolik hastalıklar (Tiroid bezi tembelliği)

Kansızlık

Mevsimsel dökülmeler

Hamilelik ve emzirme dönemleri

Beslenme bozuklukları, bilinçsiz ve ağır sık tekrarlanan diyet rejimleri, alkol bağımlılığı

Kanser tedavileri gibi ilaçların kullanımı

Zehirlenmeler

Radyasyon

Gerçekler ve rakamalar

Saç sayısı: Her insanda 100.000 - 150.000

Saç yoğunluğu: 200/cm²

Çapı: 0.1 mm

Her bir saç telinin aylık uzama miktarı: 1 cm

Bir günde toplam saç uzaması: 20-30 m

Günde kaybedilen toplam saç sayısı: 50-100

kaynak: Hürriyet / Osman Müftüoğlu

Cilt Lekelerine Doğal Çözümler

• Cilt lekelerinin giderilmesinde uyğulanan Doğal tedavi yöntemlerinden gerçekten işe yarayanlar ve kullanımının diğerlerine oranla daha fazla olanlarını birarada toplayıp sizlerle paylaşmak istedim.
• Tariflerin etkileri cilt tipine göre farklılıklar göstermektedir.
• Cilt sorunlarınız için öncelikle Doktora başvurmanız gerektiğini bir kez daha hatırlatalım.
Elma Sirkesi :
Aynı miktarlarda Su ve Elma sirkesini bir kapda kaynatın
Daha sonra bu karışım ile yüzünüze buhar banyosu yapın.
Ayrıca gene Aynı miktarlarda Su ve Elma sirkesini ile yüzünüzü 3-4 günde bir silerek de cilt lekelerinizden kurtulabilirsiniz.

Anason Tohumu :
Anason tohumları bir kaba konarak üstünü kapatıncaya kadar su eklenir ve kaynatılır. Tohumlar süzülerek atılır ve elde edilen su soğuduktan sonra cilde masaj yapılarak sürülmesi haline cilt lekelerin önlenmesi ve canlılık kazanması sağlanır.

Arpa Unu :
Arpa unu hamur haline getirilerek yüze maske halinde sürülür ve 2 saat süresince bekletilir. Bu işlem sonucunda yüzdeki lekeler yok olur.

Aşk Otu :
Aşk otu kökü kaynatılarak elde edilen sıvı, yüzdeki lekeleri yok eder.

Biberiye :
Biberiye, merhem haline getirilerek vücuda sürülerse cildi güzelleştirir, kırışıklıkları giderir. 2 gram kurutulmuş biberiye yaprağı ve çiçeği bir tas içinde 20 dakika kaynatılarak, vücut yıkandığında güzelleştirir, pürüzsüz hale getirir.


Maske :
Haftada bir gün bir tatlı kaşığı süzme yoğurt ve bir çay kaşığı karbonatı karıştırın. Cildinizde bir saat bekletip ovarak çıkarın.
Bir çorba kaşığı eşit miktarda mısır unu , ıslatılmış kil, el kremi ve suyu karıştırın ve cildinize sürün. 5 dakika ovarak peeling yapın.
Bu, cildinizdeki ölü deriyi çıkarır ve porselen gibi cilde sahip olursunuz

Kudretnarı :

Kabakgiller familyasından, tırmanıcı, ince gövdeli, bir yıllık bir bitkidir. Yaprakları saplı ve el gibi parçalıdır. Meyvesi olgunlaşınca, birbirinden ayrılır. Meyveleri 10-15 cm boyunda şişkin ve iki uçta incelmiş şeklindedir. Üzerinde kabarcıklar vardır. Turuncu - sarı renktedir. Ev ilaçlarında, zeytinyağı ile karıştırılarak kullanılır.

Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır. Yaraların çabuk kapanmasını sağlar.

Kayınağacı :
Kayıngiller familyasından; kış aylarında yapraklarını döken güzel görünüşlü bir orman ağacıdır. Dalları salkım gibidir. Kabukları halka halkadır. Kabuk ve dallarının kuru distilasyonundan kayınağacı katranı elde edilir.

Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen suyla yüz lekeleri, çiller giderilir. Kıllar temizlenir.

Gençlik İksiri - Suna Dumankaya

TEMİZLEME SÜTÜ
Yüzdeki gözeneklere dolan kirleri ve makyajı temizlenin en kolay ve ucuz yolu, evde doğal malzemelerden hazırlayacağımız karışımlardır. Temizleme sütünü parmaklarınızla ve yuvarlak hareketlerle sürün.
Malzeme: 1 salatalık, 1 su bardağı süt Uygulama: Salatalığı rendeleyip, 1 su bardağı sütte kaynatın ve süzün. Her gün, sabah ve akşam bu karışımla cildinizi silin.
TEMİZLEME TONİĞİ
Tonik, ciltte kalmış kir, yağ ve temizleyici kalıntılarını temizler ve cildi tazeler. Temizleyicinin ardından sürülür. Aşağıdaki tariflerle hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, silmeden, tamponlayarak cildinize uygulayın. Toniklemeden sonra yüzünüze maden suyu püskürtün ve kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonraki aşama nemlendirme olacak.
a- KARMA CİLTLER İÇİN Malzeme: Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu
NEMLENDİRİCİ
Nemlendirme, çevrenin yol açtığı buharlaşma etkilerinin önlenmesine yardımcı olur. Nemlendirici cildi düzgünleştirir, dolgunlaştırır, gözenekleri kapatarak makyaj için iyi bir zemin hazırlar.
Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atın, 15-20 dakika demlendirip süzün. Saf alkol ekleyin. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında saklayın)
b - HASSAS CİLTLER İÇİN Malzeme: Biberiye, gül suyu Uygulama: Bir çorba kaşığı biberiyeyi, 300 ml. gül suyuna karıştırarak karanlık bir yerde saklayın. Bununla her akşam cildinizi temizleyin.
c - KIRIŞIKLIKLAR İÇİN Malzeme: Yarım litre ılık su, 1 tatlı kaşığı karbonat Uygulama: Su ve karbonatı karıştırın. Pamukla, cildinize uygulayın.
Malzeme: Havuç, zeytinyağı, limon Uygulama: Havucu rendeleyin. İçine zeytinyağı ve limon suyu ilave edip, yiyin. Bu karışım vücut için çok faydalıdır. Bağırsakları düzene sokar ve cilde nem sağlar.
Peelıng
(Derinlemesine yüz temizliği)
Cildi ölü hücrelerden, biriken yağlardan ve siyah noktalardan arındırmak için, derin bir temizlik yapmalısınız. Bunu peeling, buhar banyosu veya maskelerle gerçekleştirebilirsiniz. İşte evde yapabileceğiniz basit peeling tarifleri: Malzeme: 1 kahve fincanı yulaf ezmesi, 2.5 çay kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, yarım tatlı kaşığı sıcak su Uygulama: Malzemeleri karıştırın ve cilde uygulayın. 15 dakika bekleyin ve yumuşak, nemli bir bezle ovarak çıkarın. Bol su ile yıkayın.
SİVİLCEDEN KURTULMAK İÇİN
Sivilceler her yaşta birçok insana sorun yaratır. Sivilceleri yok ederek daha sağlıklı ve güzel bir cilde kavuşmanın en güzel yolu yine doğadan geçiyor. Sivilceleri yok etmek için beraber bu basit formülü hazırlayalayabilirsiniz. Malzeme: 100 gram alkol, 6 adet aspirin Uygulama: Aspirini ezin ve alkolle karıştırıp 3 gün bekletin. Bu karışımla cildinizi her gün silin.
LEKELERİ YOK ETMEK İÇİN
Malzeme: 1 çay kaşığı amonyak, 1 çay kaşığı peridrol, 1 çay kaşığı saf su, 1 çay kaşığı sabun Uygulama: Kullanılmamış bir sabunu rendeleyin ve diğer malzemelerle karıştırın. Cildin hassaslığının ölçülmesi için önce elinizin üzerine deneyin, sonra lekelerin üzerinde bekletip, bol su ile yıkayın. Bu karışım haftada bir kez uygulanabilir. Dışarı çıkarken güneşten koruyucu ürünler kullanmaya dikkat edin.
ÇİLLERİNİ SEVMEYENLERE
Malzeme: Keten tohumu Uygulama: Keten tohumunu kaynatın, suyu ile cilde masaj yaparak çillere ve lekelere maske olarak uygulayın.

Cildinizi derin temizleyin: Bazı yaşı ilerlemiş bayanlar cildi kurutacağı ve kırışıklıkları artıracağı düşüncesiyle cilt temizliği yapmaktan kaçınır. Pamukla uygulayacağınız bir temizleyici kremin, birkaç dakika cildin üstünde kaldıktan sonra bol suyla yıkanması yeterli olur.
Cildinizi derin nemlendirin: Haftada bir, maske veya nemlendiricinizi bol miktarda kullanarak, cildinizi beş on dakika nemlendirmeye bırakın.
Cildinizde kan dolaşımını hızlandırın: Uygun kremlerle cildinize masaj yaparak, ciltteki ölü derinin atılmasını sağlayabilir ve kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz. Bu, cildinizin yenilenmesine ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı olur.
Sağlıklı beslenin: Vücudunuz için uygulayacağınız sağlıklı beslenme programı, cildiniz için de yararlıdır. Bol sebze ve meyve, bol lifli tahıllar, az yağlı, az şekerli ve az tuzlu besinler tercih etmelisiniz. Ve tabii bol su şart!
Sonbaharda: Cildiniz kuruysa baharat kullanmayın. Bol bol su için, salata ve sebzeye ağırlık verin. Yüzünüzü belli aralıklarla maden suyu ile yıkayın. Duşa girmeden önce badem yağı ile masaj yapın.
Kış aylarında: E ve C vitamini içeren besinler tüketmeye özen gösterin. Ispanak, marul, semizotu gibi yeşil sebzeleri çiğ olarak tüketin. Haftada bir gün yalnızca iki, üç litre sıkma meyve suyu içerek temizlenme kürü yapın. Açık havaya çıkarken cildinize bitkisel yağlar (susam, kayısı yağı gibi) veya nemlendirici kremler sürün.

30 Ağustos 2007 Perşembe

Güzelliğin sırrı burada!

,
Güzelliğin sırrı burada!
Cildiniz kuru, yağlı, solgun, kırışık mı? Cildinizle başınız dertteyse işte size istediğiniz cilde göre maske tarifleri.

Canlı bir cilt için

Salatalık maskesi: İki tutam çuha çiçeği kurutulur, dövülüp toz haline getirilir. Kabukları soyulmuş yarım salatalık, bir fincan pirinç unu, çuha çiçeği tozu ile birlikte 10 dakika ateşte pişirilir. Elde edilen karışım bulamaç haline getirilir. Hazırlanan bulamaça yarım fincan elma suyu, bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem haline getirilir.

Etkisi: Yüz ve boyuna uygulanan bu maske cildin canlı ve sağlıklı görünmesini sağlar. Yüzde yarım saat beklettikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu sürülür.

Cildi temizler

Patlıcan maskesi: Dilimlenmiş yarım patlıcan iki bardak suda kaynatılır. Hazırlanan karışıma bir diş sarımsak eklenerek lapa haline getirilir. Buna kaymak katılarak krem haline getirilir. Bu karışım iki ay boyunca her gün tekrarlanmalıdır.

Etkisi: Tendeki mikropları arındırmada ve yüze canlı bir görünüm kazandırmada etkindir.

Saç dökülmesini engeller

Kayısı maskesi: Üç tutam defne yaprağı, bir tutam tarçın, kayısı suyunda pişirilir. Bir adet yumurta ve yarım fincan süt karıştırılarak krem haline getirilir.

Etkisi: Yüzdeki sivilceleri gidermek ve tene tazelik kazandırır. Saça uygulandığında dökülmeyi durdurur ve saçın geç ağarmasını sağlar.

Kırışıklıkları önler

Bal maskesi: Civan perçemi çiçeği, saf suda 10 dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutulur. Elde edilen posa ezildikten sonra, yarım fincan limon suyu, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir tatlı kaşığı bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile karıştırılır. Hazırlanan karışıma soğuk civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu eklenir.

Etkisi: Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini önler. Bu maske bir hafta uygulanmalıdır. Yüzde bir saat kalması gereklidir.

Işıl ışıl bir cilt ve saç için

Yumurta Maskesi: İki avuç buğday, iki bardak suda ezilir. İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur. Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.

Etkisi: Kızıl lekelerin ve sivilcelerin giderilmesini sağlar. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır. Bu maske şampuan olarak kullanılabilir ve saçların pırıl pırıl parlamasını sağlar.

Cilde parlaklık kazandırır

Bezelye maskesi: İki su bardağı taze bezelye ezildikten sonra üzüm pekmezi ile karıştırılır. Yumurta akı ve yarım fincan ayçiçek yağı ilave edilir. Bir miktar un konularak maske kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.

Etkisi: Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlar, gece yatmadan uygulanmalıdır. Sabah cilt temizlenir.

Cildiniz kurumasın

Çilek maskesi: Bir avuç taze çilek ezilip, yulaf unu ile karıştırılır. Bir adet yumurta sarısı ile iki çorba kaşığı yoğurt çırpılır, krem kıvamına getirilir.

Etkisi: Kadınlar arasında yaygın olan kuru ciltler için besleyici olan bu maske 20 dakika ciltte kaldıktan sonra ılık su ile yıkanır. Çilek maskesi özellikle göz altlarındaki kırışıklıkların azalmasında önemli rol oynar.

Cildinizde bahar havası essin

Çevremizin yemyeşil bir görüntüye büründüğü, güneşin kendini bizden esirgemediği ılık bahar günleri ruhumuzu aydınlatırken, etkisini bazen cildimizde aynı güzellikte göstermiyor. Özellikle de hava kirliliği, stres, yanlış bakım kremleri gibi faktörler eklenince, durum vahim hale gelebiliyor.


Herkes kendini doğanın kucağına bırakıp baharın tadını çıkarırken, siz saklanacak bir yer arıyorsanız, yalnız değilsiniz. Kadın, erkek demeden birçok insan yılın bu aylarında ciddi cilt sorunlarından yakınıyor. Diğer mevsimlerde pek bir problem olmadığı halde, bazılarımızın Nisan başında cildi pul pul dökülüyor ve kızarıklıklar beliriyor. Bunun nedeni elbette sadece bahar değil. Mevsim değişikliği, UV ışınlarının veya dengesiz beslenmenin yol açtığı sıradan cilt sorunları ile birleştiğinde rahatsızlıklar da baş gösteriyor.



Hava kirliliği, stres ve klima

İster açık havada olalım ister kapalı mekanlarda, cildimiz bir kez hassaslaşmışsa tepki göstermeye başlar. Çeşitli gaz atıklarının yarattığı hava kirliliği dışarıda bizi tehdit ederken, çoğu işyerinde kullanılan klimalar da alerjik reaksiyonları artırır. Sigara dumanı ve hayatımızın kaçınılmaz bir parçası haline gelen stresi de hafife almamak gerekiyor. Cilt nem dengisini kaybediyor ve kırışıklıklara zemin hazırlanıyor. Kuruluktan şikayetçiyseniz, haftada bir kez peeling yapmak ve düzenli olarak uygun nemlendiriciler kullanmak sorunları büyük ölçüde çözer. Yağlı cilde sahip olanlar üç günde bir peeling yapıp yağ dengesini koruyan kremlere başvurabilir. Her iki durumda da önemli olan; cildi tahriş etmeyecek, antialerjik ürünler kullanmaktır.

Kızarıklıklar engellenebilir

Özellikle açık ten rengine sahip olanlar kızarıklıklar konusunda çok hassas. En çok yanak, alın, burun ve elmacık kemiklerinde görülen lekemsi renk değişiklikleri baharda polenlerin uçuşması ile artıyor. Ağır vakalar ya da daha önce bu tür sorunları olanların uzman bir doktora başvurması doğru olur. Daha hafif kızarıklık durumlarında önlem almak için cildinizi aşırı sıcak ve soğuktan mümkün olduğunca koruyun. Uzmanlar hamam, sauna, buhar banyosu veya buz küpleri ile yapılan kürlerden uzak durulmasını tavsiye ediyor. Kafeinli ve çok sıcak içecekler de ağırlaştırıcı faktörler arasında. A, E vitaminleri, kolajen tarzı maddeler içeren bakım ürünlerinden de kaçınmaya çalışın. Bu ürünler kan dolaşımını hızlandırdığından, cildin tepkisini ağırlaştırırlar.

Kozmetik ürünlerine dikkat

Sürekli kullandığınız nemlendirici veya bakım kremi birden bire ters tepki veriyorsa endişelenmeyin. Öncelikle ürünü kullanmayı bırakın. Bir güzellik uzmanı veya doktora danışabilirsiniz. Bunun dışında kullanmakta olduğunuz nemlendirici veya kremin dermatolojik olarak test edilip edilmediğini ve hangi maddeleri içerdiğini kontrol edin. Hypoalerjik(aşırı hassas) ciltlere uygun ürünler kullanmaya çalışın.

Güneş lekeleri sizi üzmesin

Tıbben kesin nedeni bilinmeyen ve özellikle bahar ve yaz aylarında ortaya çıkan kahverengi lekeler, mağdurlarını her yıl üzer. Cerrahi bir müdahale ile cildin ilk katmanını soymanın dışında yüzde yüz sonuç getiren bir tedavisi yoktur. Ancak önceden önlem alınabiliyor. Her şeyden önce baharın ilk günlerinden itibaren yüksek koruma faktörlü güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin. Renk açıcı kremler ve leke gidericilerle sorunlu bölgelerin koyulaşmasını önleyebilirsiniz. Bu arada kış aylarında da güneş kremini kullanmaya devam etmekte yarar var.

Sivilceler ve akneler

Ergenlik çağını bir yetişkin olarak tekrar yaşamak çok sıkıcı. Ne yazık ki bazen hormonlarımız rayından çıktığından veya yediklerimiz ağır geldiğinden pürüzsüz yüzümüz sivilcelerle dolabiliyor. Tedavinin başlayabilmesi için teşhisin doğru yapılması gerekiyor. Bundan dolayı bir uzmana başvurmak en hızlı çözüm yoludur. Ayrıca kullandığınız toniğin az alkol ve aynı zamanda antiseptik içermesine dikkat edin. Lavanta, adaçayı, biberiye, A, E ve F vitamini içeren nemlendiriciler de yağ üretimini azaltır. Yağsız makyaj malzemelerini tercih edin. Tabii ki tüm bu önerilerin dışında doktorunuzun tavsiye ettiği tedavi ve ilaçları aksatmamaya çalışın.

Cildinize kivi tazeliği

Bilmem kivi sever misiniz? Bu tropikal meyve birkaç yıl öncesine kadar sadece bazı manavlarda satılıyordu. Artık pazarlarda, marketlerde rahatça bulunuyor.


Kivi çok özel bir meyve. Tüm meyvelerde olduğu gibi onun da içinde asitler ve birçoğundan fazla C vitamini var. Kivinin bir başka özelliği de sindiriminin çok kolay olması. Genelde yemekten hemen sonra meyve, mideyi şişirir ve yediklerimizin yağa dönüşmesini kolaylaştırır. Bu konuda istisna olan iki meyve vardır, biri çilek diğeri de bugün konumuz olan kivi. Asitler cildinizi yeniler: Meyve asitleri cildimizin yüzeyindeki ölü deri tabakasını hafifçe soyarlar. Yani "peeling" yaparlar. Böylece cildin rengi canlanır, yumuşar ve hafif lekeler, siyah noktalar azalır. Ölü deri atıldığı için cilt yenilenir, kolajen sentezi canlanır, içten dışa doğru dolgunluğu ve esnekliği artar. Meyve asitlerinde mikrop üremesi zordur. Tümünün anti bakteriyel özelliği vardır. Bu nedenle sivilcelere de çok iyi gelirler.



Vitaminler besler

C vitamini bakımından en zengin meyvelerden biri kividir. C Vitamini ise kolajenin en iyi besinlerinden biridir. Ayrıca kivi, bir miktar B vitamini ve zengin minerallerle doludur. Örneğin kalsiyum, magnezyum ve fosfor gibi. Tümü de cildimize yararlıdır.

Kivi maskeleri

Sizin için hazırlanması en basit olan maskelerden birkaç örnek vereceğim. Esasında harika kivi kremleri de yapılabilir ama onlar biraz daha fazla malzeme ve özen isterler. Aşağıdaki yöntemleri ise kolayca uygulayabilirsiniz. Hangisini seçerseniz seçin, ardından yüzünüzü ılık ve soğuk suyla dönüşümlü olarak çalkalayıp, yumuşak bir havluyla ovalamadan kurulayın. Sonra nemlendiricinizi sürün.

Dilimlenmiş kivi halkaları

Fazla olgunlaşmamış bir kivinin kabuklarını bir zar gibi soyun, sonra keskin bir bıçakla, mümkün olduğu kadar ince dilimlere ayırın. Ardından rahatça uzanıp, hatta bir de müzik eşliğinde bu halkaları yüzünüze yerleştirin. Cilt tipinize bağlı olarak 5-15 dakika kadar bu şekilde dinlenin.

Kivi suyu ile kompres

Kiviyi önce presle veya blender ile sıvı hale getirin. Sonra steril bir sargı bezini hazırladığınız kivi suyuna batırarak, yüzünüze kompres yapın. Bu işlemi 10 dakika kadar sürdürebilirsiniz.

Kivi suyu + kil

Kivi suyuna bir miktar kil ilave edip, temiz ve küçük bir tahta kaşıkla krem kıvamına getirin. Bu karışımı maske şeklinde yüzünüze sürün. Sırt üstü uzanıp veya koltuğa yaslanıp 10 dakika dinlenin. Bu maske özellikle yağlı ve sivilceli ciltler için çok yararlıdır.

Her cilt özeldir

Herkesin cildinin kendine has özellikleri vardır. Örneğin vitamin ve mineralleri emebilme kapasitesi aynı değildir. Kalın ve yağlı ciltlerde emilim daha zordur ve ölü tabakalar daha fazladır. Bu nedenle daha güçlü ürünlere ihtiyaç duyarlar. Kişinin yaşı da önemlidir. Zamanla cildin emme gücü azalır. Dolayısıyla ya daha güçlü ürünler seçmek ya da kullanma sıklığını artırmak gerekir.

Kalın ve yağlı cilt

Cildiniz kalın ve yağlı ise, kivi maskeleri sizin için idealdir. Cildinizdeki gözenekleri sıkıştırır ve yağlanmayı dengeler. Mümkünse olgunlaşmamış kivi kullanmaya çalışın. Haftada iki kere 15 dakikalık maske uygulayabilirsiniz. Eğer sivilceleriniz varsa, killi maskeyi tercih edin.

Yağlı ve ince ciltler

Bu tip ciltler kadınlara özgüdür. Erkeklerin cildi genelde daha yağlı ve kalındır. Ne yazık ki ince ciltler kolayca sarkabilir. Kivi maskesi bu tip cilt için çok uygundur. Bol miktarda C vitamini sayesinde kolajen sentezi artar ve cilt gerilir. Haftada 2 kez 5'er dakikalık maskeler sizin için yeterlidir.

İnce ve kuru cilt

En hassas cilt tipidir. Şevkat ve bakıma ihtiyacı çoktur. Kivinin özellikle kabuk kısmındaki C vitamini bu tip ciltlerin yenilenmesine yardımcı olur. Haftada iki kez uygulayabilirsiniz. Cildin tahriş olmaması için maskeyi 5 dakikadan fazla tutmayın.

Normal cilt

Kivi maskesi bu tip ciltleri daha da berraklaştırır ve rengini açar. Maske için önereceğim sıklık ve süre, haftada 2 kez, 10 dakikadır.

18 Ağustos 2007 Cumartesi

Selülit Formülleri ve selülitten kurtulma yolları Selüloit

Selülit Nedir?

Selülit (tıbbi olmayan terimiyle) – vücudun değişik yerlerinde ortaya çıkan “portakal kabuğu” görünümüne verilen addır. Kadınların yüzde 80 de ortaya çıkar ve hormonal dengesizlikler başta olmakla bir çok nedeni vardır. Şişmanlıktan farklı olarak kalçalar, basen bölgesi ve bacaklar selülitin en sık görüldükleri yerlerdir. Selülit nadiren erkeklerde de görülür.

Selülitten sadece diyet ve hareketler sayesinde kurtulmak mümkün değildir. Selüliti basit bir yağ tabakası olarak görmek büyük bir yanlış olur, çok zayıf olan kişilerde bile selülit kendisini gösterebilir. Derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun çevresinde oluşan selülit derinin üst kısmında girintili çıkıntılı bir görünüm oluşmasına neden olur.

Beslenme, doğum kontrol hapı kullanımı, gebelik, sigara kullanımı, lenf sisteminin yetersizliği, irsi faktörler, hormonal dengesizlikler, spor yapmama, hareketsizlik gibi etkenlerin neden olduğu selülitten çeşitli yollarla kurtulmak ve büyük değişiklikler görmeniz mümkün. Ancak yine de hemen sonuç almayı ve her şeyin bir anda değişmesini beklemeyin.





Nereden Başlamalı?

İlk Adım – Vücudunuzdaki toksinlerden kurtulun..Selülitten kurtulma işlemlerinden önce toksinleri vücudunuzdan atmanız önemlidir. Selülit tedavi yöntemlerini uygulamadan önce hayatınızda aşağıdaki değişiklikleri yapın:

Beslenme Alışkanlığı.

Sigarayı bırakın, alkollü içki ve kola, kahve gibi kafein içeren içeceklerden uzak durun. Sade su için. Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1.5 litre su içmek gerekir. Yapay tatlandırıcılardan, renklendiricilerden ve katkılı yiyecek, içeceklerden kaçının. Doğal olmayan ve toksinleri artıracak besinlerden uzak durun. Selülit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Fındık, fıstık, çekirdek gibi kuruyemişleri yemeyin. Kırmızı et kullanımına ara verin. En iyisi balık tüketin. Tavuk yiyeceğiniz zaman derisini ve yağlarını çıkarın. Sizin için zor olacak, ama süt ürünleri yemeğe ara vermelisiniz. Patates, pirinç, elma, havuç su tutucu gıdalardır, bunlardan tüketmemeye gayret edin. Lifli gıdalar tüketin.


Hayatınızdan Stresi Uzaklaştırın.

Vücudumuzda yer alan selülit kendi başına bir stres kaynağıdır. Vücudunuzu zorlayacak hareketlerden kaçının – aerobik, ağırlık kaldırma gibi. Daha kolay hareketlere yönelin. Örneğin; yüzme, dans gibi. Stresten uzak durun. Stresli vücut yağlardan kurtulmak yerine onları korumaya yönelir.

Banyo ve düzenli duş selülit tedavisinde önemli rol oynar. Özellikle soğuk duş, kan dolaşımını arttırdığından selülit oluşumunu engelleyici özellik taşır.

Selülit banyosu için birkaç reçete:
- Deniz tuzuyla banyo. Banyo suyuna karıştırılmış deniz tuzuyla haftada 1 kez 15 dakika banyo yapın.

- Gül yapraklarıyla banyo. Gül yapraklarını toplayıp banyo suyuna ekleyin. Cildiniz yumuşak bir hal alacak. Bu banyo aynı zamanda rahatlamak için de idealdir.

- Deniz yosunu banyosu. Bu banyo toksinleri uzaklaştır, kirleri temizler, cildi ferahlatır. Bu banyoyu haftada 1 kez 20 dakika yapın.

Banyo reçetelerine daha sonra detaylı açıklamalarla geri döneceğim. Daha önce ev koşullarında anti selülit reçeteleri yapma konusuna değinmek ve bu reçeteleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ev Koşullarında Selülit Tedavi Ürünleri Yapmak ve Kullanılan Yöntemler.

Jeller. Genellikle jeller kozmetik ürünlerin içeriğinde yer alan yağlara karşı hassasiyeti olan ciltlerde kullanılır. Yağlı ve normal ciltlerde kullanımları uygundur.

- Gliserin Jeli.
Malzemesi: gliserin 56 gram, su 40 gram, mısır unu 4 gram.
Malzemeleri karıştırın ve iyice karışması için 2 saat bekletin.

- Ballı Jel.
Malzemesi:gıda jelatini 3 gram, gülsuyu 34 gram, bal 1 gram, gliserin 50 gram, borik asit 3 gram

Jelatini gülsuyunda eritin, borik asidi ilave edin, ısırtılmış bal ilave edin. İyice karıştırın, 4-5 saat bekletin.

Zor bir reçete oldu, ama sırada reçete çok J

- Banyo reçetesi. Daha önce de belirttiğimiz gibi deniz tuzu banyosu çok yararlıdır. Detaylara inecek olursak, 500 gram deniz tuzunu küvete boşaltın. Küvet suyunun sıcaklığı en fazla 37 derece olmalıdır. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Küvetten sonra ılık suyla duş alıp, bornoz giyilmelidir. Bu banyo haftada 1 kez yapılabilir.

- Bir başka selülit banyosu tarifi. 300 gram bitki karışımı – lavanta, biberiye, atkuyruğu, yalancı iğde, kekik otu, mercanköşk, adaçayı,kekik karışımı küvete eklenir. 15 dakika banyo yapılır. Banyoyu masaj izledi takdirde daha etkili bir sonuç alınır.

- Banyo reçetelerine devam: 1 bardak yoğurdu bitki yağlarıyla karıştırın. Bitki yağları karışımı için birkaç seçenek var; Birinci seçenek, 3 damla ardıç, 1 damla biberiye, 1 damla sardunya, 1 damla lavanta, 1 damla adaçayı. İkinci seçenek, 4 damla lavanta, 3 damla limon, 5 damla kekik, 5 damla biberiye. Üçüncü seçenek, 6 damla kekik, 4 damla biberiye, 2 damla limon. Suyun sıcaklığı 37 derece, banyo süresi 20 dakika.

- Doğal Banyo. Ayrık otu ile zemberek otu birlikte ezilir. Elde edilen karışım yarım saat tuzlu suda kaynatılarak süzülür. Sıvı bir kaba alınarak gün boyu dinlendirilir. Gün aşırı yatmadan önce sıvı ısıtılarak oturak banyosu yapılır.

- Antiselülit Banyosu: 5 damla tarçın yağı + yarım bardak ılık süt karıştırılır, sıcak banyo suyuna eklenir. Banyo süresi en fazla 5 dakikadır.

- Portakal kabuğundan kurtulmak için bir başka deniz tuzu yöntemi: 1:3 oranda deniz tuzu eklenmiş bir bardak su her gün içilir.

Selülitle savaşta bitkiler

Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dere otu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır, endokrin bezlerinin metabolik işlevlerini normalize eder. Huş ağacı selülit oluşumuna de zemin hazırlayan, vücudun dokulardaki fazla suyu atmasını sağlar. Taze meyve ve sebze, özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, çilek ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü yardımcı olabilir.

Selülite karşı aşağıdaki bitkisel yağlar kullanılabilir; ardıç, limon, bergamot, greyfurt, turunç, limon otu, tarçın, muskat, sardunya.

Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ve kara biber kokularının yararlı olduğunu ortaya çıkarmışlar. Bu kokularla vücudun yağ yakma işlemi arasında direk bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle greyfurdu aktif olarak kullanmaya başlasanız yararınıza olur. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Selülit için bitkisel takviyeler:

- Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir.
- Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir.
- Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir.

- Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için.

- Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeçsakalı yeterli.

- Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.

Selülitle savaşta en çok kullanılan yöntem vücudu sarmaktır. Sarmak için özel bir örtü türü kullanılmalıdır. Uzun süre vücut ısısını koruyup, “sera etkisi” ortaya çıkaracak bir madde olmalıdır. Bu yöntemde kullanılan beyaz kil çok iyi sonuçlar vermektedir. İşte Maske Tarifleri.

- Sirke Maskesi. Bu yöntem için sadece doğal elma sirkesi uygundur, derecesi %4-6 civarındadır. Elma sirkesi ve suyu 1:1 oranında karıştırın. Bu karışıma limon yağı veya nane yağı veya biberiye yağı eklenebilir. Selülitli bölgeye sürün. Üzerini naylonla ve onun da üzerini battaniyeyle kapatın. Yarım saat – 1 saat bekleyin. Sonra maskeyi yıkayın, nemlendirici sürün.

- Ballı Sirke Maskesi. Eşit ölçülerde bal ve sirkeyi karıştırın, buğday unu ekleyip hamur yapın. Selülitli bölgeye uygulayın, yukarıdaki yöntemle 2 saat bekletin. Ertesi gün tuzsuz yağsız loru aynı bölgeye sürün, sarıp 2 saat bekletin. İşlemleri tekrarlayınca sonucu göreceksiniz.

- Beyaz Kil Maskesi. 1 paket kili suyla karıştırın, 5 damla limon, portakal, mandalina yağlarından birini ekleyin, 2 çorba kaşığı tarçın ekleyin. Selülitli bölgeye uygulayıp, yukarıda anlattığımız şekilde sarın. 20-30 dakika bekletin. Bu maske fazla yağların atılmasına ve problemli bölgenin pürüzsüzleşmesine neden olur.

- Yağ Maskesi. 20 ml zeytinyağı (badem, jojoba yağları da olabilir) + 3 damla limon yağı + 3 damla ardıç yağı + 3 damla lavanta yağı. İyice karıştırın, sorunlu bölgeye uygulayın. Yukarıda anlattığımız şekilde kompres yapın. 0.5 – 1 saat bekletin. Daha sonra yıkayıp nemlendirici sürün.

Şifalı bitkilerle yapılan birkaç maske de var.

- Doğal Maske. Sarmaşık yaprakları ile kırlangıç otu yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen posaya, yulaf unu karıştırılarak lapa kıvamına gelinceye kadar susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan lapa, temiz bir beze yaydırılarak sorunlu bölgeye konur.
- Doğal Maske 2. Kayın ağacının kabukları bir saat süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvı bir kaba doldurularak dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan, tedavi süresince vücudun selülitli bölgelerine iki saatte bir kompres yapılır. Ayrıca ısıtılan bu sıvı ile her gün banyo yapılır.

Scrub. Scrublar ölü deri giderici ve kan dolaşımını hızlandırıcı etki yaparlar. Bu özellikler selülitlere karşı savaşta önemlidirler.

- Scrub reçetesi. 1 ölçü zeytinyağını ½ ölçü ılık suyla karıştırın, üzerine ½ ölçü deniz suyu ekleyin. Karıştırın. Daha sonra hazır karışımı avucunuza dökün, selülitli bölgeye aşağıdan yukarıya olmak koşuluyla masaj yapın. İşlem bittikten sonra bölgeyi yıkayın, losyon veya krem sürün. Bu yöntemi haftada 1 kez kullanabilirsiniz.

- Kahveli Scrub. Yenisini pişin veya bayatını kullanın, fark etmez. Sıcak banyodan sonra, problemli bölgeye masaj yaparak uygulayın. 5-10 dakika bekletin. Yalnız kahve doğal olmalıdır. Karıştırma kahveleri kullanmayın.

- Yukarıda bahsettiğimiz deniz tuzunu da scrub olarak kullanabilirsiniz. Sıcak duş sonrası problemli bölgeleri tuzla ovun, 5-10 dakika masaj yapın, işlemden sonra nemlendirici sürün.

Deniz Tuzlu Banyo Reçetelerine Devam.

- 1.reçete. 1 kg deniz tuzu + 10-12 damla bitki yağları karışımı (mandalina, portakal, greyfurt, ardıç, limon)- 2. reçete. 1 kg deniz tuzu + 10 damla bitki yağları + yarım limonun suyu
- 3.reçete. 1 kg deniz tuzu + 10 damla bitki yağları + 1 litre papatya ve ısırgan otu çayı
- 4.reçete. 1 kg deniz tuzu + 10 damla bitki yağları + 250 ml süt
- 5.reçete. 1 kg deniz tuzu + 10 damla bitki yağları + 1 litre maden suyu
Banyolardan önce vücudunuzu kirlerden arındırırsanız daha iyi sonuçlar alırsınız.
Çok yöntem var hangisi nasıl bir sırayla kullanılmalı derseniz, uzmanlar şöyle bir sıralamayı öneriyorlar: Duş – scrub – banyo – maske – antilelülit jeli veya kremi + masaj – edinebilirseniz gece yatarken giymek için masaj pantolonu. İki günde bir ballı masaj yapın. Beslenmenize dikkat edin. Sabahları soğuk duş alın. Selülitte önemli olan dolaşımın hızlanmasıdır. Kılcal damarlar kan pompalamaya başlayınca bölgedeki dokular canlanır ve kendini yeniler.
Uzmanlar, doğal kıllı bir vücut fırçası kullanılarak, selülitin olduğu bölgelerin, cilt kuruyken fırçalanıp uyarılabileceğini de belirterek şunları kaydediyor: Nazikçe fırçalayarak başlayın. Vücudunuz alıştıkça biraz daha güçlü şekilde ovabilirsiniz. Ancak cildi harap etmemeye de özen gösterin.

Selülit Ürünleri Yapmaya Devam:

- Masaj reçetesi. 2 ölçü badem yağı, 1 ölçü limon yağı, ¼ ölçü lime yağı, 3 ölçü kırmızı şarap, 3 ölçü vodka. Problemli bölgeleri günde 2 defa süngerle uygulayın.
- Masaj reçetesi 2. Taze defne ve biberiyeyi cam kavanoza koyun. Üzerine çıkacak kadar susam yağı ve iki çorba kaşığı soya yağını karıştırın. İki hafta güneşte bekletin. Ardından karışımı süzüp içine 4 limon suyu sıkın. Vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Bu karışım kan dolaşımını hızlandırır.
- Selülit kremi: 25 gram okaliptüs yağı + 25 gram melisa yağı + 25 gram adaçayı + 15 adet dövülmüş aspirin + 10 adet limon suyu. Malzemeler iyice birbirine karıştırılır ve sonra masaj yaparak cilde uygulanır. Romatizma ağrısı için de çok faydalıdır.
Bu arada tabii bu masajları, kremleri yapıp kullanırken unutulmaması gereken en önemli şey yukarıda da belirttiğimiz gibi beslenme ve harekettir. Türk cerrah Dr. Mehmet Öz’ün söylediği gibi: “Selülit, deri ile kas dokusunu bir arada tutan lifli bölgedeki yağ birikimi sonucu oluşur. Krem kullanarak selülitten geçici olarak kurtulursunuz, ama yeniden ortaya çıkar. Selülitsiz bir bedene sahip olmak için beslenmenize dikkat etmeniz ve egzersiz yapmanız gerekiyor.”

Selülit tedavisi için bir ipucu: Deniz kumu iyi bir selülit önleyicidir. Kumun içeriğinde bulunan iyot cildinizi canlandırdığı gibi, kumun kendisi cildi ölü deriden arındırır ve selülitleri parçalamaya yardımcı olur.

Ünlülerden Birkaç Selülit Reçetesi

- Nüket Duru’dan Selülit Reçetesi. Selülitli bölge 10 dakika kaya tuzuyla ovulur. Sonra ılık suyla yıkanıp mısır unuyla ovulur. Ardından maydanoz tohumu kaynatılıp içilir.

- Tülin Şahin’in Selülit Reçetesi . Günde 5 meyve yemek, yürüyüş ve su jimnastiği yapmak.

Sağlıklı yaşam konusunda yazıları ve çalışmalarıyla tanınan Dr. Ender Saraç’tan selülit masajı yağı reçetesi. Ender Saraç’ın tecrübelerine dayanarak geliştirdiği bu masaj yağı en az 3 hafta uygulanırsa 1-2 ay içinde sonuç verebiliyor. 1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını temiz bir kapta karıştırın. Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli). Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın. Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin. En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın. Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.

Design | Elque 2007